TERİMLER
Malum İngiliz sporu (hadi tamam orjinali Fransız). Tenis ile ilgili ilgi çekici bulduğum bazı terimleri burada açıklamaya çalışacağım. Bu sayfanın dizaynı zamanla değişecektir.
Groundstroke: Top sektikten sonra yapılan forehand ve backhand (veya türev) vuruşları
Lob: Topu rakibin arkasına düşürmeye çalışan, genellikle savunma vuruşu
Split Step: Karşı vuruş anında iki ayakla birden bulunulan yerden kısa sıçrayış.
Footwork: Doğru vuruş için ayarlanan ayakların durumu (ayak oyunu)
Baseline: Tenis kortunun en arka çizgisi.
Shot: Vuruş şeklinden ziyade topun izlediği yolu anlatan vuruş.
Chip Shot: Fileye doğru yaklaşan rakibin ayaklarına doğru underspin ile oynanan top vuruşu.
Drive Shot: Bir baseline'dan diğer baseline'a oynan top vuruşu.
Down-the-Line Shot: Kenar çizgilerine paralel oynan top vuruşu.
Dropshot: File önünde mümkün olduğunca az zıplayan top vuruşu.
Passing Shot: Fileye doğru yaklaşan rakibin yanından geçen top vuruşu.
Top Spin: Topa aşağıdan yukarı doğru verilen dönme hareketi. Dönme hareketi nedeniyle topun altında ve üstündeki hız ve sonrasında basınç farkı, Newton'un 3üncü kuralına göre topu aşağı inmeye zorlayacaktır.
Under Spin: Topa yukarıdan aşağıya doğru verilen dönme hareketi. Dönme hareketi nedeniyle topun altında ve üstündeki hız ve sonrasında basınç farkı, Newton'un 3üncü kuralına göre topu yukarı çıkmaya zorlayacaktır. Magnus Effect.
No Man's Land: Baseline'dan servis çizgisine kadar olan bölge. Terim, bu bölgeden vuruş yaptıktan sonra ya öne ya da arkaya doğru hareket edilmesi gerektiğini anlatır.
AdCourt: Fileye doğru bakarken, kortun sol tarafta kalan alanı (Advantage Court).
DeuceCourt: Fileye doğru bakarken, kortun sağ tarafta kalan alanı.
BackCourt: Baseline'ın arka alanı
Moon-Ball: Topun baseline'dan diğer baseline'a havaya dikilerek gönderilmesi. Sabotaj... :)
ForeCourt: File'den servis çizgisine kadar olan alan.
Drill: Alıştırma
Rally: Oyunun kesilmeden topun gidip gelmesi
Sweet Spot: Topun buluşulması istenen raketin ortasında, belki biraz yukarı doğru (leverage), hemen hemen bir el büyüklüğü kadar olan alan.
Pace: Tempo değil. Vuruştan sonra topun hızı (en azından çoğunlukla bu anlamı kullanılıyor - hız).
Timing: Zamanlama
Groundstroke: Top sektikten sonra yapılan forehand ve backhand (veya türev) vuruşları
Lob: Topu rakibin arkasına düşürmeye çalışan, genellikle savunma vuruşu
Split Step: Karşı vuruş anında iki ayakla birden bulunulan yerden kısa sıçrayış.
Footwork: Doğru vuruş için ayarlanan ayakların durumu (ayak oyunu)
Baseline: Tenis kortunun en arka çizgisi.
Shot: Vuruş şeklinden ziyade topun izlediği yolu anlatan vuruş.
Chip Shot: Fileye doğru yaklaşan rakibin ayaklarına doğru underspin ile oynanan top vuruşu.
Drive Shot: Bir baseline'dan diğer baseline'a oynan top vuruşu.
Down-the-Line Shot: Kenar çizgilerine paralel oynan top vuruşu.
Dropshot: File önünde mümkün olduğunca az zıplayan top vuruşu.
Passing Shot: Fileye doğru yaklaşan rakibin yanından geçen top vuruşu.
Top Spin: Topa aşağıdan yukarı doğru verilen dönme hareketi. Dönme hareketi nedeniyle topun altında ve üstündeki hız ve sonrasında basınç farkı, Newton'un 3üncü kuralına göre topu aşağı inmeye zorlayacaktır.
Under Spin: Topa yukarıdan aşağıya doğru verilen dönme hareketi. Dönme hareketi nedeniyle topun altında ve üstündeki hız ve sonrasında basınç farkı, Newton'un 3üncü kuralına göre topu yukarı çıkmaya zorlayacaktır. Magnus Effect.
No Man's Land: Baseline'dan servis çizgisine kadar olan bölge. Terim, bu bölgeden vuruş yaptıktan sonra ya öne ya da arkaya doğru hareket edilmesi gerektiğini anlatır.
AdCourt: Fileye doğru bakarken, kortun sol tarafta kalan alanı (Advantage Court).
DeuceCourt: Fileye doğru bakarken, kortun sağ tarafta kalan alanı.
BackCourt: Baseline'ın arka alanı
Moon-Ball: Topun baseline'dan diğer baseline'a havaya dikilerek gönderilmesi. Sabotaj... :)
ForeCourt: File'den servis çizgisine kadar olan alan.
Drill: Alıştırma
Rally: Oyunun kesilmeden topun gidip gelmesi
Sweet Spot: Topun buluşulması istenen raketin ortasında, belki biraz yukarı doğru (leverage), hemen hemen bir el büyüklüğü kadar olan alan.
Pace: Tempo değil. Vuruştan sonra topun hızı (en azından çoğunlukla bu anlamı kullanılıyor - hız).
Timing: Zamanlama